Yazılar

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Biz kadınlar, motosikletlerle aynı cümle içinde kullanılacağımız zaman, erkek egemen motosiklet dünyasında malesef öncelikle artçı olarak algılanırız. Artçı kelimesiyle anlatılmak istenen, motosiklet kullanıcısının arkasına veya arka selesine oturarak seyahate eşlik eden kişidir. Bir kısmımız aslında motosiklet kullanıcısı olmasına rağmen, eğer motosiklet kullanıcısı bir eşimiz varsa çoğunlukla tek motosikletle uzun yola çıkmak kaçınılmazdır. Üstelik çoğu zaman gerek gurur sebebiyle gerekse hafif olmamızın da etkisiyle artçı genelde biz oluruz. Türkiye’de güvenli sürüş eğitimi veren birçok merkez olmasına rağmen artçı olmakla ilgili referans alınabilecek bir kurum bulunmamaktadır. Bu sebeple bu yazıyı hazırlarken deneyimli veya deneyimsiz artçı olarak seyahat eden veya edecek herkesi hedeflemekteyim.

Artçı olmakla ilgili en çekinilen konu, sürücünün dengesinin bozulmasıdır. Kişinin artçı olmadaki tecrübesizliği aslında her motosiklet kullanıcısının artçısını 5 dakika eğitmesiyle giderilebilir. Artçı olmak için asla bir ön koşul olmamalıdır. Herkes, her tip motosiklete artçı olarak güvenli bir şekilde binebilir, bu motosiklet tek tekerde giden bir yarış motoru olsa bile.

Bazı motosikletlerde artçının yaslanabileceği çanta veya yaslanma sırtlığı bulunmaktadır, cruiser tipi motorlarda bu sırtlığa ingilizcesi “hanım evladı çubuğu” anlamına gelen “sissy bar” denilmektedir. Neden bu ismin verildiğine birazdan değineceğim. Bazı motorlarda ise neredeyse evdeki berjer koltuğun lükslüğüne sahip koltuklar yer alır. Özellikle enduro veya touring motorların çoğunda standart olarak bir yaslanma yeri bulunmasa da tutunma kulpları bulunur. Özellikle racing tipi veya diğer birçok motorlarda ise hiçbir tutma veya yaslanma alanı olmayabilir.

Peki bu yaslanma alanlarının olup olmamasının güvenlik açısından önemi var mıdır? Bu soruyu cevaplamadan önce doğru oturuş pozisyonunu anlatmakta fayda var. Motosiklet hakimiyet eğitimlerinde ilk konu olan oturuş pozisyonu şunu söyler: Motosiklet el ve kolla değil bacaklarla tutulur. Bu durumda artçı da olsanız, motora veya önünüzdeki sürücüye dizlerinizi maksimum sıkıştırmak suretiyle tutunmanız gerekmektedir. Bunun en kolay yöntemi “peg” adı verilen ayaklıklara ayağınızın orta veya arka kısmı yerine ön kısmı ile basmaktır. Dizlerimizle sıkı sıkıya kenetlendiğimizde, motosiklet tek teker üzerinde bile hareket ediyor olsa, herhangi bir sırt dayama yeri bulunmasa da düşmeyiz. Bu bilgi sonrasında motosikletlerin sırt dayama alanlarının sadece konfor amaçlı bulunduğunu söylemek yanlış olmaz.

Yine aynı mantıkla koltuk tipi oturma alanı bulunan bir motosiklet bile olsa, dizlerimizle tutunmadığımızda, motorun ani bir kasise veya çukura girmesi sonucu ortaya çıkan tüm darbe bize iletilecektir. Sadece tutma barlarından tutunuyorsak, bu ani darbe kolumuzun yaralanmasına, omuzumuzun çıkmasına yol açabilir, sadece sürücüye sarılıyorsak, motosikletin dengesinin bozulmasına veya kazaya sebebiyet verebiliriz, sadece sırtımızı yaslıyorsak, motosikletten düşebiliriz. Bu sonuçların sadece biri veya tamamı da olası bir kaza anında gerçekleşebilir. O halde oturuş pozisyonumuzu doğru konumlandırdıktan sonra, artçı olarak nereden ve ne şekilde tutunmak gerektiğini de bilmemiz gerekir.

Tutunma şekli motosiklet tipine göre değişiklik gösterebilir. Buna rağmen elle tutunma sıkılığı prensipte aynıdır. Bu da ne sımsıkı ne de gevşek, gerektiğinde tamamen bırakıp gerektiğinde sımsıkı tutunmaya izin verecek şekilde olmalıdır. Scooter, enduro ve touring motorlarda, sırt dayama yeri olsun olmasın, sürücünün bel kenarından yumuşakça tutmak doğrudur. Koltuk kolçağı, arka tutma barları gibi yerlerden tutmak uzun yolculuklarda rahatsızlık verebilir. Kolları dinlendirmek için bacağınızın üzerine rahatça bırakmak oturuş pozisyonunuzun size vereceği bir artıdır. Cruiser, diğer bir adıyla chopper tip motosikletlerde, oturuş pozisyonu sebebiyle, sırt dayama alanı da bulunmuyorsa, sürücüyü bel kenarından tutmaya kıyasla göbek üzerinden tutacak şekilde tutuşumuzu biraz daha öne alabiliriz. Yine de asla tamamen kavramamalı ve sürücüyü serbest bırakmalıyız. Racing motorlarda tutuş diğerlerine nazaran biraz farklılık göstermektedir. Doğru tutuşu sağlamak için, sürücüyü tam olarak kollarımız içine alacak şekilde konumlanmamız, bir elimizin avuç içi ile depoya dokunup diğer elimizi bu elin üzerine koyacak şekilde pozisyonlamamız gerekmektedir. Her durumda sürücü kollarımız arasında rahatça hareket edebilir şekilde olmalıdır. Bu pozisyonlamanın sebebi, ani ivmelenmelerde düşmemek ve sert frenlemelerde ise sürücünün üzerine çıkmamak içindir.

Artçı olmakla ilgili en önemli konulardan biri de seyahat sırasındaki vücut pozisyonudur. Amiyane tabirle “patates çuvalı gibi oturmak” bu pozisyonu en doğru şekilde ifade etmektedir. Açıklamak gerekirse, dizlerimizle tutunduktan sonra vücudun tamamen rahat bırakılarak olduğu yere yığılması anlamına gelir. Unutulmamalıdır ki, motosikleti kullanan kişi artçı değildir. Bu da özellikle çok düşük süratlerde, artçının yapacağı en ufak bir sağa, sola, öne veya arkaya eğilmenin motosikletin dengesini bozmaya sebep olması anlamına gelir. Motosikletin yönlenmesi için yanlara yatması gerekmektedir. Artçının yapacağı ekstra yönlendirmelerse gerektiğinden fazla yatmaya veya hiç yatmamaya sebep olup kazaya ol açabilir. Doğru oturuş pozisyonunda oturan bir artçı zaten motorun sağa sola yatması sonucunda düşmeyeceğinini hissedecektir.

Bazı motosikletlerin seleleri oldukça alçak olmasının yanısıra bazılarınınki oldukça yüksektir, bazıları oldukça dar bazılarıysa oldukça geniş arka selelere sahip olabilir. Arka sele nasıl olursa olsun. Motosiklete ne şekilde binilmesi gerektiğini artçı olarak bilmek, daha yola çıkmadan oluşabilecek her türlü kazaya karşı bizi koruyacaktır. Öncelikle, motosiklete sol taraftan binilir. Motosikletin konumu uygun bile olsa sağdan veya birdirbir oynar gibi zıplayıp arkadan binmemek, soldan binmeyi alışkanlık haline getirmek, başka zamanda baska motosikletlere binmek gerektiğinde faydalı olacaktır. Artçı neredeyse her motosiklete sürücüden sonra binmelidir. Bazı büyük motosikletler önce binmesine müsade edecek şekilde tasarlanmıştır ancak bu tip bir motorsiklet sahibi değilsek önce sürücünün binmesine izin vermeliyiz. Doğru biniş anı, sürücü motosikleti dengeye aldıktan sonradır. Binmeden önce sürücüye mutlaka haber verilmelidir. Bu sayede motosikletin dengesini bozma olasılığı ile karşılaşmazsınız. Sürücüye haber verme sonrasında arka peg’e sol ayağınızı koyup vücut ağırlığınızı motorun üzerine doğru vererek kendinizi yükselttikten sonra sağ ayağınızı motorun üzerinden rahatça geçirebilirsiniz. Her iki peg üzerinde ayakta denge kurduktan sonra hemen oturabilirsiniz. Oturmanız tamamlandığında yine sürücüye haber vermek faydalı olacaktır. Sürücü de sizin oturmanız tamamlanana dek motosikleti sabit, dengede tutmalı ve yürütmemelidir.

Peki, sürüş esnasında artçı olarak konumumuzdan kayar veya rahatsızlık hissedersek pozisyonumuzu nasıl ayarlamamız daha doğru olacaktır? Yüksek süratlerde çok fazla önem taşımasa da özellikle düşük süratlerde pozisyonumuzu düzelteceğimizi mutlaka sürücüye bildirmek faydalı olacaktır. Yine sürat ister düşük isterse yüksek olsun, bu düzeltme işlemini motor dik konumdayken yapmamız, sürücüye en az rahatsızlığı verecektir.

Motorsikletle seyahat etmek ve rüzgarı hissetmenin yanısıra, motorsiklet trafikte ilerleyen ve bizleri bir noktadan diğerine ulaştırmak için üretilmiş bir taşıttır. Bir motorsiklet’e sele şekline göre en fazla bir veya iki kişiden fazla binilmemelidir. Özellikle çocukların 7-8 yaşı öncesindeki anatomileri sebebiyle artçı olarak seyahatleri oldukça tehlikelidir. Hele ki bebeklerin asla iki tekerlekli motorsikletle taşınmaması gerekir.

Güvenli sürüş sadece bilinçli sürücülerle değil aynı zamanda bilinçli yolcularla mümkündür. Artçı olmayı öğrenelim, sürücüysek de artçımızı sürüş öncesinde mutlaka eğitelim. Kendimize verdiğimiz değeri artçımıza da gösterelim, kasksız veya ebadı uygun olmayan kaskla ve de koruma giymemiş kişileri artçı olarak taşımayalım. “Birşey olmaz” demeyelim çünkü olur. Önce güvenli sürelim, güvenlik önlemlerini eksiksiz alalım, sonrasında ise sürüşün keyfini çıkaralım.

Keyifli sürüşler.

Bu makale için referans bilgisi: D.Akman, "Motosiklette ARTÇI olmak," in Kadın ve Motosiklet, Mart 14, 2015, http://kadinvemotosiklet.com/?p=41, son görüntüleme: Temmuz 22, 2017
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Motosiklette ARTÇI olmak